Tüp Bebek Riskleri

TÜP BEBEK RİSKLERİ

Yayın Tarihi21 Nisan 2018 | ANNE ÇOCUK SAĞLIĞI

Tüp bebek tedavisi, her ne kadar günümüzde doğal yollardan çocuk sahibi olamayan ve kısırlık sebeplerini de ortadan kaldıramayan çiftler için hazırlanmış ve en sık kullanılan yöntemlerden bir tanesi. Ancak tıp dünyasındaki herhangi bir tedavide olabildiği gibi, tüp bebek riskleri de mevcut ve bu riskler nedeniyle çiftler hem manevi hem de fiziksel olarak bazı zararlar görebiliyorlar. Son senelerde tüp bebek tedavisinde çok büyük gelişmeler olsa da, bu risklerin hiç bir zaman tam olarak ortadan kaldırılamayacaklarını da unutmamak gerekiyor.

Tüp Bebek Tedavisinde Yumurtalık Uyarma Aşaması Riskleri

Tüp bebek tedavisinin en önemli aşamalarından bir tanesi elbette anne adayından yumurtalar elde edebilmek için yumurtalıkların uyarılması. Fakat bu işlemin gerçekleştirilebilmesi için tedavinin başlangıcında anneye yumurtalık uyarıcı ilaçlar verilir ve bu ilaçlar sayesinde 5 ve üzeri adetlerde yumurta elde edilmesi hedeflenir.

Ne kadar çok yumurta edilirse o kadar çok embriyo oluşturma imkanı doğduğu için, doktorların hastalarından doğru bilgileri almaları ve hastaya uygun bir ilaç dozajı ayarlamaları gerekir. Fakat bazen hastaların verdikleri eksik bilgiler, bazen de ölçümlerde yapılan hatalardan dolayı tam olarak doğru doz ayarlanamaz ve yumurtalıkların olması gerekenden az veya çok uyarılmaları durumu ortaya çıkar.

Yumurtalıkların olması gerekenden az uyarılmaları halinde istenenden daha az yumurta elde edilir ve bu da tüp bebek tedavisinin başarı ihtimalini düşürür. Olması gerekenden fazla uyarılmaları ise her ne kadar yeteri kadar yumurta edilse de, anne adayında bulantılar, kusma, kilo artışı ve şişkinlik gibi sonuçlar doğurabilir. Dolayısıyla bu riskler hakkında bilgi sahibi olarak tedaviye başlamanız çok önemli.

İlaç dozajından bağımsız olarak bazı anne adaylarında karşılaşılan potansiyel rahatsızlıklar ise şu şekilde listeleniyorlar:

  • Hormon değişimlerinden dolayı değişken ruh hali
  • Enjeksiyonlarda morarma ve ağrılar
  • İshal, kusma ve bulantı gibi rahatsızlıklar
  • Anne adayının ilaçlara verdiği alerjik tepkiler

Tüp Bebek Tedavisinden Yumurta Toplama Aşaması Riskleri

Eğer anne adayı yumurtalık uyarma aşamasını geçtiyse, sıra bu yumurtaları toplamaya geliyor. Bu işlem, anestezi altında gerçekleştiriliyor ve yumurtalar toplanmadan önce bir yumurta çatlatma iğnesi yapılıyor. Fakat yumurta çatlatma iğnesinin zamanlaması o kadar önemli ki, bazen bir kaç saatlik yanlış zamanlama bile yumurtaların kullanılamayacak hale gelmesine neden olabiliyor.

İnce ve uzun bir iğne ile yumurtalıklarda yumurtalar aranıyor ve daha sonra bulundukları konumdan alınıyorlar. Fakat bu işlemin bir iğne ile yapılması sebebiyle bazı hastalarda ağrı ve hafif kanamalar, bazen de enfeksiyonlar meydana gelebiliyor. Pek çok hastada pelvik ve yumurtalık kanamalarında bir işlem yapmaya gerek olmasa da, enfeksiyon gibi durumlarda antibiyotik tedavisine gerek duyulabiliyor.

Elbette hem yanlış çatlatma iğnesi zamanlaması hem de yumurtalıkların gereğinden az uyarılması nedeniyle bu aşamada istenen sonuçların elde edilememesi riski her zaman mevcut. Bilhassa yaşı ilerlemiş anne adaylarının yumurtalıklarında kaliteli yumurta adedinin oldukça azalması, bazen tüp bebek tedavisinde kullanılması gereken yumurtaların elde edilmesini çok zor bir hale getirebiliyor.

Tüp Bebek Tedavisinde Embriyo Transferi Riskleri

Tüp bebek tedavisinde anne adayından alınan yumurtalar ile baba adayından alınan spermlerin birleştirilmesi sonucunda laboratuvarda embriyolar elde edilirler ve bu embriyolar daha sonra annenin rahmine transfer edilirler. Transfer işleminin sonucunda embriyonun rahme tutunması gebeliği sağlarken, tutunmaması tedavinin başarısız olduğu anlamına gelir. Dolayısıyla bu aşamada embriyonun anneye tutunamaması riski her zaman mevcut.

Bu başarısızlık riskinin yanında dikkate alınması gereken bazı riskler de mevcut. Bunları başlıklar halinde değerlendirelim.

Çoğul Gebelik Riski

Geçtiğimiz senelerde çoğul gebelik riski çok yüksek bir riskti çünkü anne adayının rahmine genellikle birden fazla embriyo yerleştirilirdi. Bu embriyolardan genellikle bir tanesi rahme tutunabilse de, bazen iki veya üç embriyonun aynı anda başarılı olması ise riskli çoğul gebeliklerin ortaya çıkmasına neden olurdu.

Fakat sağlık bakanlığı bu konuda getirdiği yasalarla, 35 yaşından küçük anne adaylarında sadece bir embriyonun transferini, 35 yaşından büyük olanlarda ise en fazla iki embriyo transferini bir kural haline getirdi. Dolayısıyla geçmişte karşılaşılan bu büyük sorun büyük oranda ortadan kalktı ancak bu defa da tüp bebek tedavisindeki başarı oranları düştü.

Doğumsal Bozukluk Riskleri Var mı?

Pek çok anne ve baba adayı, tüp bebek tedavisi ile elde edilen bebeklerinin daha yüksek doğumsal bozukluk riskine sahip olduğunu düşünür. Halbuki tüp bebek tedavisinden elde edilen bebeklerin bu konuda herhangi bir fazladan riskleri olmadığı gibi, son senelerde geliştirilen embriyonun kromozomal incelemesi gibi teknikler sayesinde belli rahatsızlıklara karşı genetik düzeyde tespitlerin de mümkün olması, doğumsal anomalilerin oranının doğal gebeliklere göre biraz daha düşük olmasını sağlıyor.

Zira anne adayının rahmine yerleştirilen embriyolarda herhangi bir kromozomal bozukluk olması halinde zaten embriyo rahme tutunamıyor ve tedavi başarısız oluyor. Yapılan araştırmalar, doğal gebeliklerde düşüklerin de embriyodaki sorunlardan kaynaklanabildiğini gösteriyor.

Tüp Bebek Tedavisinde Diğer Riskler

Oldukça nadiren karşılaşılsa bile tedavi süreci boyunca anne adaylarında ortaya çıkabilen bazı ek rahatsızlıklar da mevcut. Bu rahatsızlıklara ve risklere kısaca bir göz atalım.

OHSS – Ovaryan Hiperstimülasyon Sendromu

OHSS olarak adlandırılan bu kondüsyon, yumurtalıklarda çok fazla yumurta oluşumu ve kistler ile kendini belli eder. Her ne kadar çoğu vakada hafif bir şekilde karşılaşılsa bile, bilhassa ağır seyreden OHSS vakalarında bir de yumurtalıkların burulması riskiyle karşı karşıya kalmak mümkün. Lakin pek çok başka tedavide de bu rahatsızlığın ortaya çıkabilmesi sebebiyle, OHSS’yi sadece tüp bebek tedavisine ait bir risk olarak da değerlendirmemek gerek.

Kanama ve Enfeksiyonlar

Tüp bebek tedavisinde kullanılan ilaçlar, iğneler ve diğer işlemler sırasında anne adaylarının dokuları bazen alerjik reaksiyonlar gösterebiliyorlar. Bunun yanında kapılabilecek olan enfeksiyonlar, bilhassa bağışıklık sistemi zayıf olan hastalarda, istenmeyen sonuçlar doğurabiliyorlar. Bu rahatsızlıkların erkenden tespit edilebilmeleri ise genellikle tüp bebek tedavisine giren anne adaylarının sürekli kontrol altında olmaları nedeniyle çok zor sayılmaz.

Yumurtalık Kapasitesinin Azalması Riski Var mı?

Pek çok anne adayı, tüp bebek tedavisinde çok sayıda yumurta toplanması nedeniyle yumurtalık rezervinin azaldığını düşünür. Ancak tedavi boyunca 5 ila 10 arasında yumurta toplanır ve bu rakamlar aslında gözardı edilebilen rakamlardır.

Her kadın, anne karnındayken belli bir yumurta rezervi ile gelişmeye başlar ve ölene kadar bu rezerv kendiliğinden azalmaya başlar. İlk yaşlarda her ay milyonlarca yumurta kaybeden kadınlar, ilerleyen yaşlara doğru binlerce yumurta kaybederek devam ederler. Yani tüp bebek tedavisinde toplanan bir kaç tane yumurtanın, doğal yollardan kaybedilen yumurtaların yanında pek lafının bile edilmemesi gerekiyor.

Başarısızlık Halinde Ne Yapmalı?

Tüp bebek tedavilerindeki risklerin bazen gerçek oldukları ve tedavinin başarısız olduğu ortada. Doktorlar genellikle 4 ve üzeri denemelerin ardından olumlu sonuç alınamazsa, tedavinin sonlandırılması gerektiğini söyleyebiliyorlar. Dolayısıyla tüp bebek tedavisinden hiç bir zaman sonuç alamamak da bu işin riskleri arasında bulunuyor. Ancak her türlü tedaviden sonuç alamayan çiftler için hazırlanmış olan evlatlık edinme imkanları, bir şekilde çocuk isteğinizin karşılanmasını sağlayabilir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.