Tüp Bebeğin Riskleri Nelerdir

TÜP BEBEĞİN RİSKLERİ NELERDİR?

Yayın Tarihi27 Aralık 2015 | ANNE ÇOCUK SAĞLIĞI

Tüp bebek tedavisi, son senelerde anne ve baba olmak isteyen çiftlerin doğal yollarla çocuk sahibi olamıyorlarsa tercih ettikleri medikal çözümler arasında yer alıyor ve artık oldukça yüksek başarı oranları yakalamak mümkün. Ancak bu tedavinin oldukça komplike bir yapıya sahip olması, akıllara tüp bebeğin riskleri nelerdir sorusunu da getirebiliyor. Aslında gerçek anlamda çok yüksek risk oranları mevcut olmasa da sizler için tüp bebek tedavisinde karşılaşılan çeşitli sıkıntılara dair bir kaç bilgilendirme hazırlamaya karar verdik.

Not: Bu riskler annenin durumuna göre de değişebilmektedir. Bu hususta en doğru yasal bilgiyi size doktorunuz verecektir. Bizim bilgilendirmemiz ise genel geçer oluşabilen komplikasyonlara dair bir önizleme sağlamanıza yardımcı olmak için yazılmıştır. Lütfen evham yapmayınız.

Tüp bebek sahibi olmak isteyen anne adaylarında en çok rastlanılan durum, yumurtalıklarda büyüme olması ve bunun yanında kan pıhtılarının oluşması. Özellikle de yumurtalıkların harekete geçirilmesi için verilen ilaçlar bazen hassas bünyelerde fazla etki gösterebiliyorlar ve bu durum bazen akciğerlere pıhtı ulaşması gibi sıkıntıları da beraberinde getirebiliyor. Ancak bu vakaların yüzde 0.1 düzeyinde kalması riskin çok düşük olduğunu gösteriyor.

Bazen mikro enjeksiyon işlemleri sırasında yumurtaların zarar görmesi gibi durumlarla karşılaşılabiliyor. Ayrıca enjeksiyon işlemleri esnasında uygulanan iğneden kaynaklı çeşitli kanamalar ve enfeksiyonlar da karşılaşılabilen durumlar arasında. Lakin temiz ve ince iş yapan bir sağlık kurumunda tüp bebeğin bu tip riskleri ile karşılaşma şansınız çok az olacaktır.

Uygulama esnasında alınması gereken ilaçlar, zaman zaman yan etkilere de sebep olabiliyorla ve bu nedenle annenin ruh halinde değişimler, çeşitli kızarıklıklar, bulantılar, ishal, kabızlık, alerjiler gibi sonuçlarla karşılaşmak mümkün olabiliyor. Bu nedenle doktorunuzla olan görüşmeleriniz ilaçların kullanımının belirlenmesi açısından büyük önem taşıyor.

Elbette embriyonun rahme tutunamaması ise bu operasyonun en büyük riski olarak karşımıza çıkıyor. Zira bu problem zaman zaman işlemlerin tamamen iptal edilmesine neden oluyor ve anne baba adayları maalesef üzgün bir şekilde tedaviyi yarıda kesmek zorunda kalıyorlar. Lakin tedaviyi bırakmadan diğer denemelerde başarıyla ulaşanların varlığı da yadsınmamalı.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.