Kısırlık Nedir

KISIRLIK NEDİR?

Kısırlık ya da daha tıbbi ismiyle infertilite, çocuk sahibi olamama ya da daha önce gebelik yaşanmasına rağmen bir daha yaşayamama olarak adlandırılabilir. Fakat bir ay denedikten sonra çocuğumuz olmuyor diyerek uzmanların kapısını çalmak da pek o kadar mantıklı değil. Zira yapılan çalışmalar, bir çiftin çocuk sahibi olmak için oldukça uzun sürelerle denemeler yapmalarının gerekebildiğini bizlere gösteriyor. Hangi çiftlerin ne zaman kısır kabul edileceklerine dair gerekli bilgilendirmeleri aldığınızda, siz de kendi kararınızı doğru bir şekilde verebileceksiniz.

Ne Kadarlık Bir Zaman Kısırlık Şüphesi Doğurmalı?

Herhangi bir çiftin 3 ay boyunca çocuk yapmak için çaba göstermesi halinde, %57 civarında bir gebelik şansına sahip olduğunu belirten uzmanlar, bunun 6 ayda %72’ye, 12 ayda %85’e, 24 ayda ise %93’e eriştiğini belirtiyorlar. Yani süre uzadıkça aslında çocuk yapma şansınız artıyor ve iki üç ayda hemen acaba kısır mıyım sorusuyla zihni meşgul etmemek gerekiyor.

Kadınların en verimli bir şekilde gebe kalabildikleri yaşın 25 olduğu belirtiliyor ve özellikle de 30’lu yaşların ardından gebe kalma ihtimali çok hızlı bir şekilde düşüş gösteriyor. Günümüzde evliliklerin ve çocuk sahibi olma dönemlerinin giderek daha ileri yaşlara atılması nedeniyle, kısırlık ve çocuk sahibi olamama vakalarının da artış gösterdiği, bazı uzmanlara göre kesin bir sonuç.

Dolayısıyla 20’li yaşlarında bulunan çiftler, en az 2 sene boyunca çocuk yapmak için çalışmaları sürdürmeli, bu süre içerisinde başarılı olamazlarsa kısırlık tetkikleri için uzmanlara başvurmalılar. Ancak 30’lu yaşlarda bu ihtimalin hızla düşmesi nedeniyle 2 senede beklemeden 1. senenin sonunda gerekli tetkikler için başvurulabilir.

Erkeklerde ise herhangi bir hastalık olmaması halinde dahi, 40’lı yaşların ardından sperm üretiminde düşüş yaşanmaktadır. Fakat yaşı ilerleyen her erkeğin spermlerinin öncesine göre daha yavaş olduğu, daha az olduğu ve daha fazla anomali barındırdığı unutulmamalı. Bu yüzden genç yaşlardaki bir erkeğin bebek sahibi olabilme ihtimali genellikle ileri yaşlardakine göre fazla olabilmektedir. Ancak bunun kadınlardaki kadar kesin olmadığını unutmamalı çünkü 70’li yaşlarında bile çocuk sahibi olabilen erkekler olduğundan, yaş konusunda esas belirleyici etkenin kadın yaşı olduğunu söyleyebiliriz.

Kısırlık Sebepleri Nelerdir?

Kısırlığa sebep olan faktörler, hem erkeklerde hem de kadınlarda ortaya çıkabiliyorlar ve bu nedenle tedavi süreçlerinden önce elbette doğru sebebin ortaya çıkarılması gerekiyor. Ülkemizde her ne kadar kısırlık çok utanılacak, namus meselesi gibi bir mesele gibi görülse de, aslında bazen genetikten bazen de dış koşullardan kaynaklanan normal bir rahatsızlık.

Yapılan araştırmalar, kısırlık sebeplerinin %50’sinin kadınlardan, %40’ının erkeklerden ve %10’unun da bilinmeyen sebeplerden oluştuğunu gösteriyor. Dolayısıyla kadın ve erkekler arasında kısır olma ihtimalleri arasında çok büyük bir fark da mevcut değil.

Erkeklerde Kısırlık Sebepleri

Erkeklerin kısırlık tespitinin yapılması, kadınlara göre daha kolay olduğu için çocuk sahibi olamayan çiftlerde öncelikle erkekte gereken tetkikler yapılırlar. Bu tetkikler neticesinde şu alanlarda ortaya çıkan sıkıntılar, kısırlık sebepleri arasında sayılmaktadırlar:

  • Sperm adedinin yetersiz olması
  • Sperm hareketliliğinin düşük olması
  • Sperm canlılığının olmaması
  • Sperm şeklinin bozuk olması
  • Testislerde varikosel rahatsızlığının olması
  • Menide hiç sperm bulunmaması

Spermiogram ve elle muayeneler neticesinde bu değerler göz önüne alınır ve hastanın kısırlık sebebi tespit edilir. Eğer baba adayında bu konuda herhangi bir anormalliğe rastlanmazsa, bu defa anne adayına geçilir ve anne adayında kısırlık faktörleri araştırılır.

Kadınlarda Kısırlık Sebepleri

Kadınlarda karşılaşılan kısırlık sebepleri ise oldukça çeşitli olduklarından onları da hemen listeleyelim:

  • Rahim kanallarının kapalı olması
  • Tüpleri kapalı olmaları
  • Adet düzensizlikleri
  • İlerlemiş yaştan kaynaklı yumurtlama sorunları
  • Hormonal dengesizlikler
  • Fazla kilolardan kaynaklı östrojen artışı
  • Rahim içi şeklindeki anomaliler
  • Rahim dokularını saran enfeksiyonlar
  • İyi ve kötü huylu tümörler
  • Diğer rahimle bağlantılı sorunlar

Kadınlarda kısırlık tespitinde pek çok farklı test ve uygulama gerçekleştirildiği için, bu araştırma erkeklere göre biraz daha uzun sürmekte ve zahmetli olabilmekte. Fakat baba adayında hiç bir kısırlık sebebi mevcut değilse, kadındaki kısırlığın üstesinden gelmek için bu tetkikler yapılmak zorunda.

Tedavi Süreci Nasıl Oluyor?

Kısırlığın kimden kaynaklandığına göre doktorlar bir tedavi süreci önerebiliyor, onların önerileri doğrultusunda yapılan pek çok tedavi ile çocuk sahibi olmak mümkün olabiliyor. Örneğin spermlerin yavaş ve az olmaları halinde aşılama tekniğine başvurulurken, rahim kanallarının kapalı olması halinde bu kanalları açacak bir operasyon düzenleniyor. Hormonal bozukluklarda ise hormon destekkleri ile anne adayının gebeliğe hazır hale gelmesi sağlanıyor.

Bu konuda yaşanan en büyük yanılgılardan bir tanesi, kısırlığın illa ki tüp bebek tedavisi gerektirdiğini düşünmek. Halbuki, tedavi edilemeyen kısırlık vakaları hariç pek çok vakada yüksek başarı oranları yakalanıyor ve böylece çiftlerin doğal yollardan gebelik elde ederek çocuk sahibi olmaları mümkün hale geliyor.

Bu tedavilerden bazıları direkt olarak cerrahi olarak uygulanabiliyor, bazıları ise ilaç ve hormon tedavileri ile etkin hale geliyorlar. Dolayısıyla kısırlık sebebine göre doktorunuzun size uygulayacağı tedavi süreci, doğal yollardan gebe kalma ihtimalinizi hatırı sayılır oranda arttıracaktır. Fakat bu tedavilerin genellikle 6 ay civarlarında sürebildiklerini de akıldan çıkarmamak gerekiyor.

Kısırlık Tedavisi Başarısız Olursa Ne Olur?

Eğer kısırlık bir türlü tedavi edilemezse, bu defa tıbbın sunduğu bir diğer seçenek olan tüp bebek tedavisi ortaya çıkıyor. Fakat tüp bebek tedavisi de maalesef her türlü kısırlıkta bir seçenek değil çünkü annenin hiç bir şekilde gebe kalamayacağı durumlar olabildiği gibi, baba adayının menisinde hiç sperm bulunmayabilir veya spermlerin hepsi anomalilere sahip olabilirler. Bu gibi durumlarda maalesef evlatlık almak gibi seçenekler ortaya çıkıyor.

Tüp Bebek Tedavisi

Son çare olarak uygulanacak olan tüp bebek tedavisinde, anne adayının çok sayıda yumurta vermesini sağlayacak bir tedavi gerçekleştiriliyor ve bu tedavi neticesinde ortaya çıkan yumurtaları toplamadan önce bir çatlatma iğnesi yapılarak yumurtaların döllenmeye hazır hale gelmeleri sağlanıyor. Bunun ardından yumurtalar toplanıyor ve baba adayının spermleri ile bir kültür içerisinde bir araya getiriliyorlar. Bu sayede spermler direkt olarak yumurtaya erişebiliyor ve onları dölleyebiliyorlar.

Son senelerde ise mikroenjeksiyon adlı yöntemle bu işlem daha da rafine edilmiş durumda. Bu operasyon sayesinde spermleri direkt olarak yumurtanın içine özel bir iğneyle enjekte etmek mümkün oluyor iş neredeyse hiç bir şekilde şansa bırakılmıyor. Döllenen yumurta, eğer bir embriyoya dönüşürse, bu embriyo laboratuvarda biraz geliştirildikten sonra annenin rahmine aktarılıyor ve tutunup tutunamayacağı kontrol ediliyor.

Vitrifikasyon adlı hızlı dondurma yöntemi sayesinde, rahme atılmayan ancak başarılı olan diğer embriyolar, en etkili şekilde donduruluyor ve 5 yıl boyunca saklanıyorlar. Bu sayede, çiftin ilk tedavisi başarısız olursa veya ileride tekrar gebelik elde etmek isterlerse, dondurulmuş olan bu embriyolar oda sıcaklığında çözünüyor ve hemen rahme yerleştirilebiliyorlar.

Kısırlık Son Değil

Kısırlığı hayatın sonu gibi algılamamak ve ilk olarak tüm tedavi yöntemlerine başvurmak, aklı selim herkesin gerçekleştirmesi gerekenlerden. Hiç bir şekilde çocuk sahibi olmak mümkün değilse de, pek çok evlatlık alınmayı bekleyen masum çocuğun iyi bir aileye ihtiyaç duyduğunu da unutmayın!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.