Kanser ve Beslenme İlişkisi

KANSER VE BESLENME İLİŞKİSİ

Yayın Tarihi12 Nisan 2018 | BESLENME

Kanser uzun yıllardır insanlığın karşı karşıya olduğu en tehlikeli hastalıklar arasında bulunuyor ve maalesef pek çok kişi ona yenik düşerek hayatını kaybediyor. Bazıları ise biraz daha şanslılar ve tedaviler sayesinde kanserden kurtulabiliyor ya da tekrar ortaya çıkana kadar onlarca yıl yaşamlarını sürdürebiliyorlar. Kanserin ortaya çıkışı pek çok faktörden kaynaklanır ve buna genlerinizden başlayarak hava kirliliğine kadar pek çok sebep bulmak mümkündür. Ancak kanser ve beslenme ilişkisi de son dönemlerde araştırmacıların yoğunluk verdikleri konular arasında bulunuyor.

Yapılan araştırmalar, tükettiğimiz besinlerin neredeyse tamamında çok sayıda katkı maddesi olduğunu, bunun yanında şeker, tuz, baharatlar ve çeşitli tozların da kanser ile yüksek oranda ilişkisi bulunduğunu gösteriyor. Dolayısıyla üç beyazdan uzak durmak, katkı maddesi olmayan doğal besinler tüketmek ve mümkün oldukça organik beslenme gerçekleştirmek, kanser olma ihtimalinizi ciddi oranda düşürüyor. Sağlığa zararı net olarak kanıtlanmamış maddelerin kullanımının serbest olması nedeniyle gelecekte de bu maddelerin satışının serbest olacağını tahmin edebiliriz ancak hazır gıdalardan uzak durarak bunların pek çoğundan korunabiliriz.

Yemek pişirme tekniklerinin de kanser oluşumuna davetiye çıkardığı saptanmış durumda. Özellikle proteini bol olan gıdaların kızartma yöntemi ile pişirilmeleri, maalesef istenmeyen kimyasalların oluşmasına sebep oluyor ve bu kimyasalları vücudumuza alarak kanser oluşumunu tetikliyoruz. Buğulama, haşlama, ızgara ve fırında pişirme gibi seçenekleri tercih ederek kızartmanın sebep olduğu bu zararlı kimyasallara engel olabiliyoruz.

Sigara ve alkol tüketimi de kanser konusunda ciddi bir etki sahibi. Sigaranın ne kadar zararlı olduğu ve binlerce kimyasalı içerisinde barındırdığı biliniyor ancak alkolün etkisi alkol tüketenlerin gıda tüketmeyi azaltması ile ortaya çıkıyor. Enerjiyi gıdalar yerine alkolden üreten bedenimiz, alkolün posasız olmasından dolayı yeterince posa elde edemiyor ve bu de kolon kanserine davetiye çıkarıyor.

Şişmanlık kanser ihtimalini arttırıyor ancak aşırı zayıflık da bunu arttırıyor. Zira şişmanlarda dokular kansere dönmeye meyilli olurlarken, zayıflarda ise besin yetersizliğinden dolayı kanser oluşumu gözlenebiliyor. Bundan kaçınabilmek için ne şişman ne zayıf olacak şekilde sağlıklı bir beslenme düzeni oluşturmalı, böylece vücudun günlük işlevlerine sorunsuzca devam etmesi sağlanmalı.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.