İnsanlar Neden Boşanıyorlar

İNSANLAR NEDEN BOŞANIYORLAR?

Yayın Tarihi11 Ocak 2018 | EVLİLİK

Evliliklerin günümüzde ciddi bir boşanma oranına sahip olduğunu görebiliyoruz ve elbette bunun sebepleri arasında çok fazla farklı faktör yatıyor. Her ne kadar boşanmalar kadınların artık daha bağımsız olmaları sebebiyle daha sık hale gelmiş olsalar da, aslında bu durum bir temel sebep değil, temel sebeplerden kaynaklı boşanmaların mümkün hale gelmesini sağlayan bir etken. Yani boşanma sebepleri varken boşanamayan kadınlar, artık ekonomik ve sosyal özgürlüklerini daha kolay ele alabildikleri için onlara rahatsızlık veren evliliklerini sonlandırmakta çekinmiyorlar. Sizler için insanlar neden boşanıyorlar sorusunu cevaplandırmaya çalıştık.

Ülkemizde yapılan araştırmalar, ekonomik faktörlerin evlilikleri sonlandırmada birinci sebep olduklarını gösteriyorlar. Zira evliliği süresince ciddi maddi sıkıntılar yaşayan eşler, bunun neticesinde aralarındaki duygusal yakınlığı da kaybediyor ve daha fazla kavga etmeye başlıyorlar. Dolayısıyla aslında para olmadığı için boşanmıyorlar ancak parasızlığın getirdiği manevi zarar, çiftlerin her ikisini de etkiliyor ve depresyon, çaresizlik hissi, anksiyete ve diğer kötü duygular, evliliklerin kafada sonlanmasına yardımcı oluyor.

Yine ülkemizdeki bir diğer temel boşanma sebebi ise şiddet olmakta. Maalesef kadına karşı şiddetin en azından toplumun bir kesiminde meşru görülmesi, artık kadınların bu duruma bir dur demesine sebep oluyor ve neticesinde evlilikler sonlanıyorlar. Pek çok kadın geçmişte eşinden boşanmaktan korkuyordu çünkü bunun neticesinde yaralanma, ölüm gibi şiddet olaylarının gerçekleşeceğini düşünüyordu. Lakin artık kamuoyunun kadın şiddetine karşı daha duyarlı olması, ayrıca kadın sığınma evlerinin varlığı, eş korkusu olmadan boşanmayı mümkün kılıyor.

Uzmanlar evliliğin ilk iki yılı boyunca yaşananların evliliğin geleceğini belirleyeceğini düşünüyorlar ve bu nedenle en azından iki sene boyunca altından kalkılamayacak maddi yüklerin altına girilmemesini, çocuk yapılmamasını ve acele kararlar verilmemesi gerektiğini belirtiyorlar. İki yılı aşanlar ise boşanma riskinin ciddi anlamda azaldığına şahit oluyorlar çünkü artık birbirlerine hayatlarında ciddi bir yer vererek geçiş sürecini başarıyla atlatmış oluyorlar.

Bireylerin görücü usulü veya aşk evliliği yaşamış olmalarının ise boşanma oranlarında çok ciddi farklar doğurmadığı görülmüş durumda. Lakin farklı sosyokültürel gruplarda ortaya çıkan bu evliliklerde boşanma sebeplerinin farklı olabilmesi ve eğitim düzeyi değişiklikleri, net bir karşılaştırma yapılmasının önündeki en büyük engel.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.