Estetikte Kök Hücre Tedavisi

ESTETİKTE KÖK HÜCRE TEDAVİSİ

Yayın Tarihi11 Kasım 2017 | ESTETİK CERRAHİ

Kök hücreler, vücudumuzda kısıtlı miktarda bulunan ve henüz herhangi bir doku veya organ hücresine dönüşmemiş hücreler olarak karşımıza çıkıyorlar. Bunun temel sebebi, onların ihtiyaç halinde yeni dokulara dönüşebilmeleri ve böylece çeşitli bölgelerdeki eksiklikleri gidermeleri. Bunu ise normalde saf hallerinde kalarak ancak bir dokuya enjekte edildiklerinde o dokunun özelliklerini aktif hale getirecek genleri aktifleştirerek elde ediyorlar. Yeni doğmuş bir bebeğin kanında, süt dişlerinde ve kordonunda bu hücrelerden bol miktarda bulunurken, yaş ilerledikçe toplam kök hücre adedi de giderek düşüyor. Ancak estetikte kök hücre tedavisi, bu soruna oldukça kalıcı çözümler getiriyor.

Estetik operasyonlarda kullanılmak üzere vücudumuzdan kök hücreler alınıyorlar ve bunun ardından bu kök hücrelerin laboratuvar ortamında çoğalmaları sağlanıyor. Çoğalan kök hücreler, artık herhangi bir noktaya enjekte edilmeye ve o noktada o dokuya dönüşmeye hazır durumdalar. Böylece bilhassa estetik anlamında ciddi sonuçlar elde ediliyor çünkü kök hücreler sayesinde yaşlanmış olan diğer hücrelerin yanına bir nevi destek kuvvetler ekleniyorlar.

Bu yöntem genellikle cildin gençleştirilmesi için uygulanan operasyonlarda tercih ediliyor çünkü cilt üzerinde ortaya çıkan kusurların kök hücreler ile ameliyatsız bir şekilde giderilmeleri oldukça kolay. Bilhassa akne izleri, kırışıklar, su çiçeği izleri gibi dokuların desteğe ihtiyaç duydukları vakalarda, kök hücrelerin çoğalmaları problemleri ortadan kaldırıyorlar.

Operasyonlar bilhassa 30’lu yaşların ardından tercih ediliyorlar çünkü bu yaşlar insanların en çok sıkıntı yaşadıkları, ciltlerinde problemlerin başladığı yaşlar arasında yer alıyor. Cildin hem nem kapasitesinin hem de kolajen üretiminin düşmesine karşı etkili bir yöntem olan kök hücre tedavisi, cildin yeniden gençliğinde olduğu gibi kolajenleri üretebilmesine imkan tanıyor.

Kök hücre dokuları genellikle kulak arkasından elde ediliyorlar çünkü bu bölge dış faktörlerden oldukça korunaklı bir durumda ve hücrelerin herhangi bir zarar görmeleri imkansız. Kök hücrelerin alınmaları veya enjekte edilmeleri sürecinde ciddi bir ağrı ya da sızı hissetmek de mümkün değil.

Uzmanlar kök hücre operasyonlarının vadesinin genellikle 5 yıla kadar uzayabildiğini belirtiyorlar. Belirtilen sürenin dolumunun ardından cildi yeniden desteklemek gerekebiliyor çünkü cilt bu süre içerisinde yaşlanmaya ve dış koşullardan etkilenerek bozulmaya devam ediyor.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.