Erken Yaşta Yabancı Dil Eğitimi

ERKEN YAŞTA YABANCI DİL EĞİTİMİ VE ÖĞRENİMİ

Yayın Tarihi23 Kasım 2012 | EĞİTİM

Her anne babanın isteğinden bir tanesi de çocuklarının ana dilleri dışında bir yabancı dile hakim olmaları. Özellikle kültürel ve iş hayatında oldukça önemli bir hale gelen yabancı dil gelecekte çocuğun dünya ile çok daha kolay bir şekilde iletişim kurmasını sağladığından dolayı modern hayatın en büyük gereklilikleri arasında yer alıyor. Her ne kadar eğitim kurumlarında yabancı dil öğretimi gerçekleştirilse de bunun nispeten geç yaşlarda olması çocukların en verimli öğrenme yaşlarında yabancı dilden uzak kalmalarına neden oluyor.

Birden fazla dil bilen çocukların hem sosyal olarak yaşıtlarından daha ileride oldukları hem de çok daha kolay öğrenerek farklı alanlarda da kendilerini yetiştirmeye çok daha hevesli oldukları yapılan araştırmalarda ortaya çıkıyor. Yani erken yaşta yabancı dil eğitimi her ailenin çocuğu için sağlaması gereken imkanlar arasında yer alıyor.

Ailesinde iki farklı dil konuşulan çocuklar için bu yabancı dil öğrenme eylemi daha çok iki ana dil öğrenme olarak değerlendiriliyor ve hayatın doğal akışı içerisinde çocuğun zihnine yerleşen bu dil yabancı dil öğreniminden oldukça farklılık gösteriyor. Zira bilingual yani çift ana dilli olmanın tersine yabancı dil öğrenmek özel bir uğraş gerektiriyor.

İkinci bir dilin öğrenilmesinde çocuklar için en verimli yaşların 1-5 yaş arası olduğu ve bu dönemde öğrenimini gerçekleştiren çocuklarda dili çok daha doğal ve aksansız konuşma özellikleri keşfedildi. İleri yaşlarda utanç duygusunun gelişmesi, çevresel faktörler ve sosyal durum neticesinde yabancı dilin öğrenilmesi çok daha zor bir hal alıyor. Bu yaş aralığındaki çocukların kendi ana dillerinde olmayan sesleri yaşı yüksek olan çocuklara göre çok daha kolay bir şekilde çıkardıkları da bilinen gerçeklerden bir tanesi.

Her ne kadar erken yaşlarda bir diğer dili öğrenmenin böylesine avantajları olsa da dezavantajları da mevcut. Henüz gramer yapısını kavramak ve imla kurallarını öğrenmek için yeterli donanıma sahip olmayan küçük çocuklar aksan ve konuşma açısından ilerleseler bile doğru bir gramer yapısını öğrenemezler. Bu nedenle çocuklarda yabancı dil eğitiminin sadece ufak yaşlarda değil, ilerleyen yıllarda da kararlılıkla sürdürülmesi ve dile tam anlamıyla hakim olması sağlanmalıdır.

Ayrıca çocuğun bulunduğu ortamlarda ve yaşantısında dersler hariç öğrendiği yabancı dile dair hiç bir referans olmaması ve çocuğun yeni öğrendiği dilden uzak kalması alınan eğitimin faydalarını azaltacak ve unutmaya sebep olacaktır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.