Depresyona Sokan Meslekler Nelerdir

DEPRESYONA SOKAN MESLEKLER NELERDİR?

Her mesleğin kendine has zorluklarının olduğu bir gerçek ve bu zorluklar bizi bazen hayattan bile soğutabiliyorlar. Fakat bazı mesleklerin sahip oldukları çok yüksek risklerin, o mesleği yapanları ciddi bir depresyona soktuğu biliniyor. Depresyona sokan meslekler nelerdir sorusunu biz de araştırma sonuçlarına göre cevaplandırmaya çalıştık ve meslek tercihi yapanlar için faydalı olacağını umuyoruz.

Depresyona meyilli olan mesleklerden bir tanesi sağlık sektöründe ve hem doktorlar hem de hemşireler depresyona oldukça yatkın oluyorlar. Hastanelerin hastalarla dolu kasvetli atmosferi, çok uzun çalışma saatleri, nöbetler nedeniyle düzensiz bir hayat yaşanması, travma ve ölüm ile geçen günler, psikolojisi yeterince kuvvetli olmayanların kısa süre sonra depresyona teslim olmalarına neden oluyor. Bu nedenle mesleğinizi seçerken bu risklerin farkında olmalısınız.

Belki beklenmedik olarak ama gazetecilik de depresyona meyil ettiren meslekler arasında. Gece gündüzün birbirine karışması, savaş muhabirliği gibi alanlarda çalışmak, devamlı olarak kötü haberlere konu olan işlerin peşinden koşmak ve verilen gayret ile orantısız olan gelir düzeyi, gazetecilerin bir hayli zorlanmasına neden oluyor. Hayatın kötü yanlarının sürekli gözünüzün önünde olması vicdanınıza ağır gelecekse gazetecilikten de kaçınmalı.

Öğretmenler de depresyondan etkilenenler arasında bulunuyorlar. Zira bir yandan öğrencilerin tepkileri ile uğraşmak, bir yandan da veliler ve okul yönetimi ile muhattap olmak, maalesef çok yorucu. Zorunlu görev ile istemedikleri yerlerde yaşayanlar da bu depresyondan nasiplerini alıyorlar. Rahat ve biraz da umursamaz bir karakteriniz yoksa öğretmenliğin sandığınız kadar kolay bir meslek olmadığını belirtelim.

Bankacılık ve finans sektöründe çalışanlar ise maalesef büyük ama kendilerinin olmayan bir parayı yönettikleri için depresyon riski altındalar. Buna ek olarak bu mesleklerdeki kişilerin genelde mobbinge maruz kalmaları, çok yüksek satış kotalarının olması ve rekabetin inanılmaz olması, işin zorluğunu daha da arttırıyor.

Belki saçma gelecek ama yüksek maaş alan kurumsal şirketlerin orta-üst düzey yöneticileri de depresyona girmeye meyilli oluyorlar çünkü her şeyin başı olarak onlar kabul ediliyorlar. 100 kişinin sebep olduğu başarısızlığın faturası onlara kesiliyor ve bu nedenle insanlarla sürekli uğraşmak zorunda olmalarının yanında verilen maaşa denk şekilde fazla mesai yapmaları talep ediliyor. Evde bile sürekli telefon trafiği ile işleriyle meşgul olmak zorunda kalıyorlar.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.