Biber Gazının Yan Etkileri, Ne Geçirir

BİBER GAZININ YAN ETKİLERİ, NE GEÇİRİR?

Yayın Tarihi05 Haziran 2013 | EĞİTİM

Bu günlerde sık sık biber gazını haberlerde duymaya, hatta birebir biber gazına maruz kalmaya başladık denilebilir. Genç kadın ve erkeklerden tutun da ihtiyar, hamile ve çocuklara kadar neredeyse herkesi etkileyen ve evlerin camlarından bile içeri giren biber gazının verdiği büyük rahatsızlığın en kısa sürede geçirilebilmesi için yapabileceklerinize değinmeye karar verdik. Zira şu sıralar yazacağımız herhangi bir yazının bu konuda daha önemli olma ihtimali pek az.

Biber gazı adından anlayabileceğiniz gibi biber özütlerinin kimyasal ve sanayi işlemlerinden geçirilmesi ile oluşturulmaktadır ve öldürücü olmamakla birlikte çok yüksek rahatsızlık verici etkilere sahiptir. Yarım saate kadar etkili olan bu rahatsızlıklar biber gazının yan etkileri olarak geçmektedir. Bu etkiler arasında özellikle solunum, sindirim ve görme sistemleri üzerinde oluşanları en çok dikkat çekenlerdir ancak deriyle temas etmesi durumunda deride de ciddi kaşınmalar, yanmalar ve kızarmalara sebep olur.

Başka rahatsızlıkları olanlar bir de bunun üzerine biber gazına maruz kalırlarsa (özellikle astım hastaları), solunum durması, kalp krizi ve beyin kanaması gibi çok daha hayati tehlikelerle karşı karşıya kalabilirler. Bundan dolayı bu yan etkilerden mümkün mertebe kaçınmanızı ve kendinizi hava akımının temiz olduğu bir yerde tutmanızı öneriyoruz.

Ancak yine de bir şekilde biber gazına maruz kaldıysanız yapabilecekleriniz de mevcut. Bunlardan birincisi gazı solusanız da, ağzınıza da girse, derinize de bulaşsa kesinlikle su ile temas etmemek, su içmemek ve burnu su ile temizlememek gelmektedir. Zira su, biber gazı kalıntılarının daha da yayılmasına neden olacaktır ve daha geniş bir bölgede yan etkilerin görülmesini sağlayacaktır. Tabii ki cildi tahriş ederek biber gazının etkisini arttıracak olan kaşıma gibi konulardan da uzak durmak lazım gelir.

Cilde bulaşan gazlar için uygulanabilecek yöntemlerden ilki tam yağlı süt kullanımıdır ancak süt tek başına kullanıldığında sadece yanma hissinin azalmasına neden olacaktır ve gerçek bir iyileşme sağlamayacaktır. Bir beze döktüğünüz sütü geçici önlem olarak kullanabilirsiniz.

Her ne kadar uzun süre uygulanan 3 birim su ve 1 birim deterjan karışımı gibi çözümler olsa da bunlar pratikte pek işinize yaramayacaktır. Bu nedenle sizin de muhtemelen görmüş olduğunuz limon ve sirke uygulamaları anlık olarak hızlı şekilde rahatlatacaktır. Gözlerinizde lens varsa bunları çıkarmanız, biber gazı çevresindeyken de solunum yolları ile gözlerinizi deniz gözlüğü ve atkı, şal gibi ürünlerle kapatmanız yerinde olacaktır.

İlgili Yazılarımız

ÇOCUKLARDA TUVALET ALIŞKANLIĞI VE EĞİTİMİ Çocuklarda tuvalet eğitimi ve tuvalet alışkanlığının kazandırılması sadece anne-babanın işlerini kolaylaştırmıyor ve aynı zamanda çocuğun sosyal hay...
OKUL KORKUSU NASIL YENİLİR Çocuğunuzun eğitim hayatına girişi bir ömür boyunca sosyal yaşamı üzerinde çok büyük etkiler gösterecektir ve bu nedenle eğitimine, öğretimine başlang...
ERGENLİK DÖNEMİ SORUNLARI Ergenlik dönemi yani diğer adıyla büluğ çağı herkesin bir dönem yaşadığı ve anne babaları en çok zorlayan dönemlerden bir tanesi. 12-20 yaşları arasın...
ÇOCUĞUN CİNSELLİK EĞİTİMİ Çocukların cinsellik eğitimi hayatlarının geri kalanında onları etkileyebilecek en kritik konulardan bir tanesi. Özellikle ülkemizde yoğun olarak bast...
ÇOCUK GELİŞİMİ VE EĞİTİMİNDE AİLENİN ÖNEMİ... Çocukların doğdukları andan gerçek bağımsız bir birey olmaları sürecine kadar gerçekleşenler onların hayatlarının geri kalanında ne şekilde davranacak...
ÇOCUKLARDA EL YIKAMA EĞİTİMİ Çocukların elleri özellikle meraklarından kaynaklanan davranışlarından dolayı en az yetişkinlerin elleri kadar bakteri, mikrop ve zararlı mikroorganiz...
ÇOCUK EĞİTİMİNDE ÖDÜL VE CEZA Çocukların eğitimi anne ve babaların en çok zorlandığı ve kararsızlığa düştüğü konulardan birisi olmakla birlikte sadece ebeveynler değil çocuklar da ...
VERİMLİ DERS ÇALIŞMA YÖNTEMLERİ Çocukların derslerine çalışması ve okulda edindikleri bilgiler, başarılar her ailenin, her anne babanın evlatlarında en önem verdikleri konuların başı...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.