Bağlanma Korkusu Nasıl Aşılır

BAĞLANMA KORKUSU NASIL AŞILIR?

Yayın Tarihi04 Ocak 2018 | EVLİLİK

Bağlanma korkusu aslında toplumda o kadar sıklıkla görülen bir olgu ki, sadece sevgililer değil, evli olanlar bile bu sebepten dolayı ayrılıklar yaşayabiliyorlar. Genellikle kişilerin hovarda kişiliklerinden kaynaklandığı sanılan bu durum, aslında çok daha derin sebeplerden dolayı ortaya çıkabiliyor ve bu yüzden bağlanma korkusunu bir şımarıklık olarak görmekten kaçınmak gerekiyor. Bu yazımızı ise kendinde bu problemi görenler ve bağlanma korkusu nasıl aşılır diyenler için yazdık. Lakin sevgilinizin böyle bir problemi olduğunu düşünüyorsanız bir şekilde onun da okumasını sağlayabilirsiniz.

İlk olarak, bağlanma korkusu yaşıyorsanız, bunun temel sebeplerini irdelemeniz gerekiyor. Çünkü sebepleri ortadan kaldırmadan kendinizi zorlayarak bir kişiye bağlı kalmaya çalışmanız, sadece kendinizi ve karşıdaki kişiyi kandırmanızı sağlayacaktır. Bağlanma korkusu yaşayan bireyler üzerinde yapılan araştırmalar, temel sebepleri şu şekilde sıralıyorlar:

  • Kişinin sorunlu bir aile geçmişine sahip olması
  • Ebeveynlerden şiddet görmek
  • Önceki ilişkilerde büyük hayal kırıklıkları yaşamak
  • Bireyselci bir karakter yapısına sahip olmak
  • Doğru kişi ile karşılaşmamış olmak
  • Farkında olunmayan ruh hastalıkları
  • Fazla kaygılı ve plancı karakter yapısı
  • İlişkide yaşanan problemler ve karakter uyumsuzlukları
  • Düşük özgüven ve özsaygı

Bu sorunlardan bazılarının üstesinden gelmek mümkün ancak bunun için öncelikle sahip olduğunuz temel nitelikleri iyi değerlendirmeniz, objektif olmanız gerekli. Pek çok insan kendinde bir problem olduğunu reddetme eğilimindedir ve bu durum sorunların çözümünü imkansız kılar. Lakin sorunlarını kabullenebilen insanlar, bunların çözümü için bir adımı çoktan atmışlar demektir.

Çözülmesi zor problemler arasında tabii ki kötü bir aile geçmişi, aile içerisinde çatışmalar, ebeveynlerden şiddet görmek ve önceki ilişkilerden kalan kötü hatıralar bulunmaktadır. Bu noktada yapılması gereken şey, geçmişte olan şeylerin geçmişte kaldığını ve artık onların günümüze uzanarak bir rahatsızlık vermelerine engel olunması gerektiğini kabullenmektir. Geçmişimiz geleceğimiz üzerinde daima etkilidir ancak bu etkinin ne düzeyde olacağını kısmen kontrol etme gücümüz de mevcuttur. Bu yüzden sadece geçmişe saplantılı ve takıntılı bir şekilde kalmamalısınız.

Bazen mevcut ilişkideki uyumsuzluklar da bağlanma problemlerini tetiklemektedir. Eğer birlikte olduğunuz kişinin sizin için tam olarak uygun kişi olmadığını düşünüyorsanız, yalnız kalma pahasına ayrılık yolunu tercih edebilirsiniz çünkü kalitesiz bir ilişki yalnızlıktan çok daha kötüdür. İçinize sinen bir insanla birlikte olmanız belki de hayatınızın gidişatını ciddi anlamda değiştirecektir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.