Yüz Dolgusu Nedir, Nasıl Yapılır

YÜZ DOLGUSU NEDİR, NASIL YAPILIR?

Yayın Tarihi03 Şubat 2015 | ESTETİK CERRAHİ

Yüz dolgusu, geçmiş yıllarda olduğunun aksine artık çok daha başarılı bir şekilde ve zararsız estetik malzemeleri kullanılarak gerçekleştirilebilen plastik cerrahi uygulamaları arasında yer alıyor ve yıllar içerisinde giderek daha çökük bir hale gelen yüz cildini gençliğinizde olduğu haline getirmek için kullanılıyor. Her ne kadar zaman zaman çeşitli ünlülerin bu uygulamadan zarar gördüklerine şahit olsak da, abartılı olmayan ve doktorun görüşlerine dikkat edilerek uygulanan bir yüz dolgusunun herhangi bir şekilde kötü görünmeyeceğini söyleyebiliriz.

Yüz dolgusunun en çok uygulandığı bölgeler arasında şakaklar, yanaklar, alın, göz kenarları ve çene gibi bölgeler yer almaktadır. Yıllara yenik düşen ve hem kütle kaybına uğrayan hem de sarkmalar, kırışıklıklar yapan bu bölgelerde uygulanan yüz dolgusu işlemleri sayesinde cildin eski esnekliğini ve canlılığını yakalamanın mümkün olduğu pek çok uzman tarafından açıklanıyor.

Dolgu işlemleri için hem yapay olarak üretilen ve vücut tarafından tepki görmeden tüketilen malzemeler kullanılabilmekte, hem de kişinin kendi vücudundan alınan yağlar yüz bölgesine enjekte edilebilmektedir. Böylelikle zayıf ve yağsız kişilerin de yüz dolgusundan faydalanabilmeleri sağlanırken yabancı malzemelerin verebilecekleri potansiyel zararlardan da kurtulunmaktadır. Fakat bu sağlıklı malzemelerin kullanımının geçmişe göre yüz dolgusunun dayanma süresini düşürdüğünü ve bir kaç yılda bir dolguyu yenilemenin gerekebileceğini unutmamak gerekli.

Ancak uygulamayı gerçekleştirmeden önce doktorunuzla işlemin gerekliliği üzerine gerekli görüşmeleri gerçekleştirmeniz, sağlık ve estetik açısından kötü olabilecek sonuçlar konusunda doktorunuzun önerilerini kendi görüşlerinizin üzerinde tutmanız iyi olacaktır. Genellikle hastaların bazı konularda fazla diretmeleri nedeniyle doktorların önerileri boşa gitmektedir ve operasyon sonrasında kötü sonuçlar elde edilebilmektedir.

Operasyon sonrasında dolgu uygulanan bölgenin dış etkenlere pek maruz bırakılmaması, ayrıca masaj uygulamaları gibi işlemlerden de uzak durularak dolgunun ten altına oturması sağlanmalıdır. Bazen tüm bir cilde değil de dudak kenarı gibi bölgelere uygulanan dolgu işlemlerinde ise dudakları fazla büzmemek, çok fazla gülmemek ya da mimikleri de kullanmamak gerekmektedir. Operasyonun ardından bir hafta geçtikten sonra hastanın normal hayatına ve normal davranışlarına dönmesi de mümkün olmaktadır.

Tabii ki merdiven altı tabir edilen güzellik merkezleri ya da diplomasız doktorlardan yüz dolgusu konusunda medet ummamanız ve bilindik profesyonel hekimleri tercih etmeniz daha iyi sonuçları almanızı sağlayacaktır.

İlgili Yazılarımız

BURUN ESTETİĞİ AMELİYATI Burun estetiği dünyanın her yerinde en çok ihtiyaç duyulan ameliyatlardan bir tanesi olmaya devam ediyor. Yüzümüzün çok göz önünde olan bir bölgesinde...
VARİS NEDİR, BELİRTİLERİ VE TEDAVİSİ Varis Nedir? Varis ülkemizde pek çok kadının en büyük dertlerinden birisi olmaya devam ediyor. Bacaklarda bulunan koyu renkli damar yapısı ile kendin...
KALICI MAKYAJ NEDİR, NASIL YAPILIR Makyaj kadın bakımının en önemli parçalarından birisi ve kadınların vazgeçemediği makyaj yapma uygun vakit yoksa büyük eziyetlerden birisi haline gele...
DOĞAL YOLLARLA GÖĞÜS BÜYÜTME Göğüs büyütmek için yapılan estetik ameliyatlar ve silikon gibi yöntemler her ne kadar en iyi çareler gibi görünseler de uzun vadede sebep oldukları d...
DİZ KAPAĞI ESTETİĞİ AMELİYATI Bacak ve dizler özellikle yaz aylarında en çok dikkat çeken noktalardan bir tanesi. Kısa etekler, şortlar, plajda mayolar derken güzel görünmeye gayre...
GÖĞÜS DİKLEŞTİRME AMELİYATI Göğüs boyutu veya dikliği kadına en çok güven veren fiziksel özelliklerden bir tanesi. Bazen göğüsler ideal boyutlarda olsalar bile dik olmama, sarkma...
SPOR YAPARKEN DİKKAT EDİLMESİ GEREKENLER Spor günlük faaliyetlerimiz arasında yer alması gereken en önemli konulardan bir tanesi ancak özellikle ülkemizde hem gereken değer verilmiyor hem de ...
SİVİLCE İZLERİ NASIL GEÇER Sivilceler çoğunlukla ergenlikte, hatta erkek çocuklarında daha yoğun olmak üzere görülseler de ergenlik sonrası yetişkinlik döneminde de yoğun olarak...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.