Dudak Dolgusu İle Dolgun Dudaklar

DUDAK DOLGUSU İLE DOLGUN DUDAKLAR

Yayın Tarihi15 Haziran 2016 | ESTETİK CERRAHİ

Dudağın yapısında var olan damarlar ile hareket kabiliyeti düşünüldüğünde, dudaklar yapılan dolgu enjeksiyonuna gayet güzel tepkiler vermektedir. Dudak dolgusu yapılırken ilk olarak hedeflenecek kısım dudak kalbi olarak adlandırılan üst dudağın orta bölümü ile alt dudağın bu kısımlarla birlikte birleşme noktası olan yerdir. Op. Dr. Defne Erkara tarafından yapılan bu operasyon sayesinde kullanılan hyaluronik asit içeren dolgu, enjeksiyon tekniği ile dudaklara dolgunluk kazandırmaktadır. Yani enjeksiyon kısmına hem kontür hem de hacim vererek dudak dolgunlaştırma yapılır. Çağımızda oldukça popüler ve tercih edilen bir yöntemdir. Ayrıca ağrısız ve acısız bir işlem olduğundan kişilerin hayatları olumsuz etkilenmez. Dudak dolgusu işlemine geçmeden önce doktorun gerekli muayeneleri yapıp operasyonu titizlikle planlaması gerekir. Özellikle yüz ve ağız görünümüne uyum sağlayacak bir dudak yapısı planlaması da yapılır. Usulüne uygun yapıldığında gerçekten harika sonuçlar vermektedir.

Dudak Dolgusunun Yapılma Aşaması

Dudağın yapısına bakıldığında aşırı derecede sinir içerdiğini görmekteyiz. İlk olarak operasyon bölgesine anestezi amaçlı bir krem uygulanmaktadır. Krem sürüldükten 15 dakika sonra etkisini gösterir ve ardından özel mikro uçlu iğneler yardımı ile planlamaya uygun biçimde dudak dolgusu işlemi yapılır. Kişisel ağrı eşiğine bağlı olmakla birlikte, ağrısız ve acısız olarak nitelendirilebilecek bir operasyon olan bu işlem toplamda 15-20 dakikada sona ermektedir. Yapılan bu işlem ilk aşamadır ve ikinci aşama için 6 ile 9 ay arasında bir süre geçmesi gerekir. Tabi ki ilk yapılan aşamadan sonra dudaklarda dolgunluk ve hacim görülecektir. Bazen ikinci bir enjeksiyona gerek bile kalmaz. Dudak dolgusu işlemi bittikten sonra ise kişi ağrı yada acı hissetmeyeceği için günlük hayatına hemen dönebilir. Uygulanan dudak dolgusu işlemi şekillendirmek, dolgunluk kazandırmak, sarkmalara müdahale, asimetrik görünümlerde kullanılmaktadır. Dudak dolgusu yine kişisel olarak değişmekle birlikte 12-18 ay arasında vücutta kalır. Her enjeksiyondan sonra vücutta kalma süresi uzar.

Dudak Dolgusu İşleminden Sonra

Yapılan işlemin ardından kişi günlük yaşantısına dönebilir. İşlem ardından 1 saat geçmeden herhangi bir şey yiyip içmemeleri gerekmektedir çünkü lokal anestezi şişliklere neden olabilir. Bunun yanında ruj kullanımına da bu süre zarfında ara vermek gerekir. Operasyondan sonra şişlik ve morluk görülmesi nadir de olsa normaldir. Çünkü iğne uçları dudak dolgusu sırasında uygulanmaktadır. Operasyondan 2-3 gün sonra bu şikayetler ortadan kayıp olmakta ve dudaklar nihai biçimini almış olmaktadır.

İlgili Yazılarımız

BURUN ESTETİĞİ AMELİYATI Burun estetiği dünyanın her yerinde en çok ihtiyaç duyulan ameliyatlardan bir tanesi olmaya devam ediyor. Yüzümüzün çok göz önünde olan bir bölgesinde...
VARİS NEDİR, BELİRTİLERİ VE TEDAVİSİ Varis Nedir? Varis ülkemizde pek çok kadının en büyük dertlerinden birisi olmaya devam ediyor. Bacaklarda bulunan koyu renkli damar yapısı ile kendin...
KALICI MAKYAJ NEDİR, NASIL YAPILIR Makyaj kadın bakımının en önemli parçalarından birisi ve kadınların vazgeçemediği makyaj yapma uygun vakit yoksa büyük eziyetlerden birisi haline gele...
DOĞAL YOLLARLA GÖĞÜS BÜYÜTME Göğüs büyütmek için yapılan estetik ameliyatlar ve silikon gibi yöntemler her ne kadar en iyi çareler gibi görünseler de uzun vadede sebep oldukları d...
DİZ KAPAĞI ESTETİĞİ AMELİYATI Bacak ve dizler özellikle yaz aylarında en çok dikkat çeken noktalardan bir tanesi. Kısa etekler, şortlar, plajda mayolar derken güzel görünmeye gayre...
GÖĞÜS DİKLEŞTİRME AMELİYATI Göğüs boyutu veya dikliği kadına en çok güven veren fiziksel özelliklerden bir tanesi. Bazen göğüsler ideal boyutlarda olsalar bile dik olmama, sarkma...
SPOR YAPARKEN DİKKAT EDİLMESİ GEREKENLER Spor günlük faaliyetlerimiz arasında yer alması gereken en önemli konulardan bir tanesi ancak özellikle ülkemizde hem gereken değer verilmiyor hem de ...
SİVİLCE İZLERİ NASIL GEÇER Sivilceler çoğunlukla ergenlikte, hatta erkek çocuklarında daha yoğun olmak üzere görülseler de ergenlik sonrası yetişkinlik döneminde de yoğun olarak...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.